Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest) Filmi Hakkında Düşünceler

Özgürlüğe bir kaside yaz deseler en güzel böyle tasvir edilir.
Özgürlük en güzel böyle övülür.
Halis hürriyet budur. Kurtuluşun yüzümüzde ki nişanesi budur. Toplum, dönüp yüzümüze baktığında bu izi görür. Otoritenin köreltemediği deliliğimizi. Halis hürriyet deliliktedir.
Toplumun, uyumsuz ve farklı olarak nitelediği “deli” aslında özgürlüğün kendisidir. Otorite sürekli bireyi esir almak için çabalar. Bireyi öldürene kadar devam eder. Toplum, devlet ve tüm otoriteler bireyi sınırlar. Bireye sonradan uydurulmuş sözde rasyonel bir düzen ile çıkagelir. Onu önemser gibi davranır. Senin iyiliğin adına senin adına karar vereceğim der. Bu yetkiyi de seni deli olarak adlandırarak elde edecektir. Bir insan deli de olsa akılsız da olsa cahil de olsa kendi öz iradesine sahip olabilir. İrade özgür ruhumuzun ve öz varlığımızın işidir.
Deliliği reddedemeyiz. Kendi deliliğimizi kabul etmeliyiz. Bana çöl gibi gelen çöldür. Kutup ayısı için orası çöldür. Develerin aksini iddia etmesi ayıyı deli ve özgür yapacaktır. Belki bu kutup ayısı çölün ortasında çölün kendi için çöl olduğunu iddia eden azınlık olacaktır. Hatta en küçük azınlık olan birey olacaktır. Eğer çölden kurtulamaz ise ölecektir. Demokratik çoğunluğun gücüne sahip olan develer, kutup ayısını deli ilan edecek hatta onun yararına karar almaya çalışacaklar. Kuşkusuz ki develerin gözünde faydalı olan kutup ayısının aleyhine olacaktır.
Otorite karşısında başkalarının benim lehime seçtiği selameti, kendi aleyhimde olan felakete tercih ederim. Sana zehir gelen bu tat benim şerbetimdir.
Bu deliliktir.
Çünkü kendi felaketimi seçebilme deliliğine ve bu felakette katlanabilecek kadar kendime sahip olma hakkına “özgürlük” denir. Eğer tam özgür bir biçimde kendi sorumluluğunuza sahipseniz eylemlerinizin sonunda mükâfat veye ceza elde edebilirsiniz.
Tam özgür iseniz başarı ve başarısızlık sizindir. Bu çölden kurtuluş şerefi de sizindir.
Delilik farklı olmaktır. Toplumun üzerinizde hakimiyet kurması için kullandığı mazerettir.
Emirlere uymadığınız için, tavırlarınız beğenilmediği için buradasınız. Sizi burada yeniden yaratmaya kalkışacaklar veya sizi uyuşturarak ve pasifleştirecek nefes alan bir ölüye çevirecekler.
Hayatı gerçek insanlar ile yaşıyoruz. Onlar gerçek insanlar, deli de olsalar. Aslında kimse bu tımarhanede durmak istemiyor. İstediklerinde buradan ayrılabilirler. Gönüllü olarak orada kalıyorlar. Ama bu deli hastanesinde ki otoriter bir karakter onların burada bulunmaları gerektiğine ikna etmiş. Oysa bu hastanedeki hastalar sokaktaki serbest insanlardan farksızlar.
Bireyler kendi karakterlerini korkuları ve yaşadıkları baskılardan dolayı kaybediyor. Feci olan ölmeden önce kişinin ölmesi yani pasifleşerek yaşam tutkusunu kaybetmesi.
İnsan hareketlerini programlayamayız. İnsanı düzenleyemeyiz. Regüle edemeyiz. Yeniden bir insan yaratamayız.

