1

Kıbrıs’ın İlk Liman Kenti

Salamis kenti Kıbrıs adasının en önemli kentlerinden biriydi. Kent bir destana göre MÖ XI. asırda Atina yakınlarındaki Salamis adasının kralı Teucer tarafından Truva savaşları dönüşte kurulmuştur. İyi bir liman ve geniş bir hinterlanda sahip olması ile hem Kıbrıs ürünlerinin (şarap, tahıl gibi) ihracatını sağlıyor hem de Batı-Yakın Doğu arasında bir ticaret merkezi hâline gelmeye başlıyordu.

Ancak ada Perslerin eline geçtiği dönemde, Salamis’te Yunanlılar etki yaptığında Pers savaşlarında Salamis Yunanlıların yanında olacaklardır. Özellikle Salamis hükümdarı Evagoras (M.Ö. 410-374) Atina’nın da desteğiyle Perslere karşı uzun savaşlar vermiştir. Fakat diğer kentlerin Perslerden yana çıkması ve bazen tek kaldığı için amacına ulaşamamış, Persleri adadan atamamıştır. Pers İmparatorluğu döneminde Kıbrıs'taki kentler yıllık bir haraç ödeyen, içişlerinde serbest devletçikler hâline gelmişti. 

Salamis birkaç kez depremlerle yıkılıp yerle bir olmuş, her defasında yeniden kurulacaktı. Kentin ilk yıkılışından sonra, Romalılar Salamis’i yeniden inşa etmiştir. Salamis, Roma kenti olduktan sonra 2 deprem daha (M.S. 334 ve M.S. 345) geçirmiştir ve kentin büyük bölümü sular altında kalmıştır.

Doğu Roma (Bizans) döneminde kent adanın idari ve dinî merkezi hâline gelmiştir. Şunu eklemek lazımdır ki Doğu Roma İmparatoru Zeno döneminde (M.S. 474-475 ve 476-491) adada Aziz Barnabas’ın cesedi (şimdiki St. Barnabas Manastırı'nın olduğu yerde) bulunmuş ve imparatora götürülmüştür. Hristiyan âleminde heyecan uyandıran bu olay üzerine Kıbrıs Kilisesi’nin bağımsızlığı istenmiştir ve Zeno tarafından bağımsızlık verilmiştir. Son bahsetmemiz gereken ise Salamis’in M.S. 648 yılında uğradığı Arap İstilası sonucu yerle bir olup yıkılmıştır.

2


Sürgün


Osmanlı döneminde Kıbrıs bir sürgün yeri idi. Kıbrıs’a gerek eşkıyalık yaptığı için (Katırcı Yanni gibi) gönderilenler, yazdıkları yüzünden (Namık Kemal gibi) gönderilenler, siyasi sebeplerden (Sait Molla gibi) sürgün edilenler ile Anadolu’da toprak sıkıntısı çekip vergi tahrir defterine yazılmamış olanlar, bulunduğu yerden kaçarak başka taraflarda yerleşen veya ırgatlık yapanlar, toprak davaları bir sonuca vardırılamamış olanlar ve şehir ve köylerde işsiz güçsüz dolaşanlar Kıbrıs’a sürgün edilmiştir. Tabii bir kısmı da adaya yerleştirilmek için sürgün edilmiştir. Böylece yalnız dağlık Teke bölgesinden, 5.720 hane saptanmıştır. Bunun yanında elbette Kıbrıs’a kendi isteği ile gidenler bütün göçmenlerin üçte birine yaklaşmıştır.

Çağdaş İtalyan yazar Calepio’ya göre, bu yolla Kıbrıs'a 20.000 göçmen gelip yerleşmiştir. Yanı sıra 1571’de adada, 1.500 yeniçeri ve 3.000 sipahi, koruyucu görevi için bırakılmıştı.

Son olarak anımsamak lazımdır ki Mağusa kenti de bir sürgün diyarıdır. Sağlam hisarlarla çevrilip korunduğu için Mağusa, Rodos ve Akka kentleri gibi sürgün yerlerindendi. Mağusa Sefaretname’nin yazarı Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi’yi, Şeyh Kutup Osman Efendi’yi, yazar Namık Kemal, Babilerin* lideri Subh-i Ezel, Ege eşkıyası Katırcı Yanni gibi isimlerin sürüldüğü bir bölge idi. Bazıları sürgünde aff-ı şahane** alıp geri döndü. Bazısı Mağusa’ya yerleşti. Bazısı da kahır ve hastalıktan ölüp gitti. 

Notlar ve Kaynakça

* Babi: İran’da 19. asırda ortaya çıkan Mirza Ali Muhammed Efendi tarafından kurulan mezhep.

** Aff-ı şahane: Sultanın affı.

Gürkan, H. M. (2006) Kıbrıs Tarihinden Sayfalar. Galeri Kültür Yayınları, 4. Baskı, Lefkoşa.

Gürkan, H. M. (2008) Kıbrıs’ın Sisli Geçmişi. Galeri Kültür Yayınları, 1 Baskı, Lefkoşa.

İnalcık, H. (2018) Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - 1 Klasik Dönem (1302-1606): Siyasal, Kurumsal ve Ekonomik Gelişim. İş Bankası Kültür Yayınları, 62.Baskı, İstanbul.

İnalcık, H. (2018) Osmanlı ve Avrupa: Osmanlı Devleti’nin Avrupa Tarihindeki Yeri. Kronik Yayınları, 4. Baskı, İstanbul.

Kapak fotoğrafları için tıklayınız (1 - 2).