Renklerin, işlerin, sporların, oyuncakların üzerine cinsiyet yüklenmesi, yeni doğmuş bir bebeğe erkek ise mavi, kız ise pembe kıyafetler alınması, kızların odalarının pembeye, erkeklerin odalarının maviye boyanması...

 

Peki neden bunu yapıyoruz? Pembe kız rengi mi? “Kız rengi” diye bir şey var mı? Mavi erkek rengi mi? Böyle bir kategori gerçekten var mı? Şahsen benim dolabımda 1 ya da 2 tane pembe üst var, onları da annem bana “Dolabına renk girsin.” diyerek aldı. Pek giydiğimi hatırlamıyorum açıkcası, genellikle siyahı, kırmızıyı ve yeşili tercih ediyorum. Benim erkek arkadaşlarımın benden fazla pembe tişörtü var. Bu onları kız mı yapar? Beni erkek mi yapar?

 

Neredeyse her anne ve baba oyuncak için erkek çocuklarına araba, kız çocuklarına da oyuncak bebek verir. Ben küçükken oyuncak bebeklerimin saçını keserdim, uzamadıkları için de hepsini atmıştım ve bundan dolayı oynayabildiğim tek şey arabalardı. Hatta arabaları da bozup tekrar yapmaya çalışırdım. Bazı erkek çocuklar oyuncak bebek bulup oynadıklarında ailelerinde “Benim oğlum kız mı olmak istiyor?” düşüncesinin ortaya çıktığını gördüm. Çok yanlış bir yaklaşım. Neden bir çocuk bebekle oynayamasın ki?

 

Sporlara değinecek olursam yine kendimden bir örnek vermek istiyorum. Ben bir futbolcuyum ve gerçekten olabilmek için neredeyse 2 sene boyunca annemi ikna etmeye çalıştım. Her ailede olduğu gibi benim de annemde “Futbol erkek oyunudur.” düşüncesi vardı. Aslında futbol 22 kişinin bir saha içerisinde yuvarlak bir topumun peşinden koşmasıdır. Bunun için erkek olmaya gerek yok. Herkeste olduğu gibi annemde de aynı soru vardı: ''Kızım erkek mi olmak istiyor?”

 

Çok basit bir cevabı var bunun: Hayır, sadece futbolcu olmak istiyorum. Bir topun peşinden koşuyor diye Amerika kadın futbol takımı kaptanı Megan Rapinoe 3 milyon dolar kazanıyor. Sırf “erkek sporu” diye nitelendirildiği için vaz mı geçsin? Megan Rapinoe, Amerika'nın Kadınlar Dünya Kupası'nı kazanmasından sonra Trump’ın Beyaz Saray davetine olumsuz yanıt verdi. Trump’ın yaptığı çoğu açıklamanın feminizme karşı olduğunu düşündüğü için protesto amacı ile Amerika kadın millî futbol takımı Beyaz Saray'a gitmeyi reddetti. FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği), 13 yaş altı çocuk kategorisinde kız-erkek karışık takımlar olarak maç yaptırıyor. Bu oyunun iki cinsiyetle oynanmasının özgürleşmeye, iki cinsiyet arasındaki saygıya katkı koyduğuna inanılıyor.

 

Biraz da eğitim sistemimize değinmek istiyorum. Ben ilkokuldayken bize hep Thomas Edison, Nikola Tesla, Albert Einstein bilim adamları öğretildi. Sadece bir tane de bilim kadını: Marie Curie, bilim için hayatını kaybeden kadın. Bilim adamlarına ağırlık vererek kadınların başarısını arka plana atıp, gelişmekte olan koca bir kadın nesli pasifleştiriyoruz.

 

Şiddet uygulamayın diye neredeyse her gün etraftakilere seminerler yapıyoruz. Peki içten içe uyguladığımız psikolojik şiddetlerin farkında mıyız?

 

“Saçını uzatma oğlum kıza benzen.”

Saçının uzunluğu ile kız olması ne alaka peki? Kısa saçlı kız yok mu, olamaz mı?

 

“Saçını kazıtma kızım, askere mi gidecen?”

Saç kazıtmanın askerle ne alakası var ki? Şahsen ben bunu da yaptım saçımı da kazıttım. Neden olmasın?

 

“Adam gibi yap.”

Nasıl yapayım? Hangi adam gibi yapayım? Neden ondan daha iyisini yapabilmek varken onun gibi yapayım?

 

“Kız gibi otur.”

''Kibar otur.”

Peki neden öyle olması lazım? Kibar oturmayınca erkek mi oluyorum?

 

“Erkek adam ağlamaz.”

Erkeklerin göz yaşları, duyguları ve o duyguları belli etme hakları yok mu? Neden ağlamasınlar? “İnsanoğlu” neden insanlık değil? “Bilim adamları” neden bilim insanları değil? “Adamsan gel”, ''cesursan gel'' olsa daha iyi olmaz mıydı?

 

Neden bu kadar cinsiyetçiyiz? Neden erkekler hep cesur, güçlü ve duygusuz rolünde? Neden kadınlara güçlü birilerine (erkeklere) ihtiyaçları varmış gibi davranılıyor?

 

Neden eşitlik kabullenilmiyor?

 


 

Kapak fotoğrafı için tıklayınız.