Rengârenk Yalanlar

Yalanların rengi var mıdır gerçekten? Her yalan kötü müdür? İnsanlar hangi yalanlardan hoşlanırlar?
Yalan, sözlük anlamıyla “doğru olmayan, gerçeğe aykırı söylenen söz” olarak tanımlanmaktadır. Birçok insan genellikle utançtan ve olumsuz durumlardan kaçınmak, itibar kazanmak, karşısındaki insanı kırmamak gibi nedenlerden dolayı hayatlarında en az bir kere yalana başvurmuştur. “Ben hiç yalan söyemedim.” diyen birisi varsa bilin ki yalan söylüyordur.
Doğduğunuz günden beri size söylenen yalanlar sayılamayacak kadar fazladır. Çocukluğunuzu düşündüğünüzde, ailelerinizin bile sizi o "beyaz" yalanlara buladığı dönemleri hatırlayacaksınız:
“Seni leylekler getirdi.”
“Akıllı durmazsan seni polislere veririm.”
“Dişini yastığının altına koyarsan, diş perisi gelip sana hediye getirir.”
Bazı toplumlar ve kişiler “Yalan yalandır, rengi mengi yoktur.” düşüncesini savunsalar da, iletişim teorisyenlerine göre, ağzımızdan çıkan her sözcüğün farklı bir amacı, duygusu ve mesaj içeriği olduğu gibi, yalanların da niyetine ve yarattığı etkiye göre farklı renkleri olabilmektedir. İletişim teorisine göre, söylenen yalanlar "kendine yönelik" veya "başkasına yönelik" olarak iki kategoriye ayrılmaktadır. Bu da yalanın dört rengini belirlemektedir: Beyaz, gri, siyah ve kırmızı.
Peki söylediğiniz yalanın türünü nasıl ayırt edebilirsiniz? Kendinize iki soru sormanız yeterlidir:
“Söylediğim yalanın benim üzerimdeki etkisi nedir?”
“Söylediğim yalanın, yalan söylediğim kişiler üzerindeki etkisi nedir?”
Beyaz yalan sadece başkasına yöneliktir: Genellikle yalan söyleyen kişi, karşısındaki insanı üzmemek için, "fedakâr" yalan olarak bilinen zararsız yalanı söyler. Örneğin, küçük bir çocuğun hayallerini yıkmamak için ona Noel Baba'nın gerçek olduğunu söylersiniz.
Beyaz yalanların yalan söyleyene bir avantajı olmaz, bazı durumlarda dezavantajı bile olabilir: “Onun bir suçu yok, vazoyu ben kırdım.” deyip suçlusu siz olmadığınız hâlde, bir olayı başkasını korumak için üstlenirseniz, beyaz yalan söylüyorsunuzdur.
Siyah yalan sadece kendine yöneliktir: Yalan söyleyen kişinin kendi çıkarları içindir. Siyah yalanlar başkalarına zarar verebilir, "bencil" yalan olarak da bilinir. Eğer vazoyu siz kırmışsanız ve suçunuzu kabul etmeyip, “Ben yapmadım, arkadaşımın suçu.” diyerek suçu başkasının üzerine atıyorsanız siyah yalan söylüyorsunuzdur.
Ayrıca, bile bile tutulamayacak sözler vermek de siyah yalanın bir parçasıdır. Seçim zamanlarında siyasetçilerin verdikleri ve seçildiklerinde asla uygulamaya koymadıkları sözleri hepiniz bilirsiniz...
Gri yalan hem kendine hem başkasına yöneliktir: Tam olarak siyah ve beyaz yalanların ortasıdır. En çok kullanılan yalan türüdür.
“Yeni saç modelim nasıl olmuş?” diye soran arkadaşınıza, eğer saçını hiç beğenmediyseniz “çirkin olmuş” demezsiniz mesela. Onun yerine: “Güzel olmuş ama...” demeyi tercih edersiniz. İşte bu tam olarak gri yalandır. Karşınızdakinin duygularını incitmemek ve kendinizi de zor duruma sokmamak için söylersiniz.
Bazı gri yalanlar otomatikleşmiştir ve kültürün topluma getirdiği standartlardan dolayı istemsizce söylenir: Birine “Nasılsınız?“ diye sorduğunuzda (insanların çoğu bunu gerçekten merak ettikleri için sormazlar) beklediğiniz cevap (insanların gerçekten çok kötü hissetmelerine rağmen bile) “İyiyim teşekkürler, siz nasılsınız?” denmesidir.
Kırmızı yalan kimseyi olumlu etkilemez, zarar vericidir: Yalanın en kötü hâlidir. Yalan söyleyen kişi hem kendisine hem de başkalarına zarar verir. Kötü niyetle veya kıskançlık ve intikam duygularıyla söylenen yalandır. Genellikle yalan söyleyen kişi yalanının ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu bilmesine rağmen yalanı söyler, çünkü başkasına kasıtlı zarar vermek ister.
Kendi başarısını başkalarının başarısızlığıyla sağlayabileceğini düşünen bir iş arkadaşı hayal edin (hayal etmesi bile kötü, biliyorum). Yalanı ortaya çıktığında kendisinin de zarar görebileceğini öngörmesine rağmen, sizin terfi almanızı engellemek ve kendisini patronun gözünde yükseltmek için, sizi arayıp 8’de başlayacak olan toplantının 10’a alındığı yalanını söylerse, bu kıpkırmızı bir yalan olur.

Gri ve beyaz yalanın arasında olduğu için “Pembe Yalan” olarak da ayrı bir kategoride yer alabilen, iltifat içeren yalanlar, günümüzde çok kullanılır ve sevilir. Pembe yalanlar, en çok hoşlanılan yalandırlar. İlişkilerde, günlük konuşmalarda ve sosyal medya platformlarında bir kaçınılmazdır. Bu yalanları duymaya küçük yaşlarınızdan beri alıştırılmışsınızdır.
Çocukken anaokul öğretmeniniz sizden bir “ev” resmi çizmenizi ister, siz de kağıdınıza eğri çizgilerle bir kare ve üçgen çizip içlerini karalarsınız. Okuldan dönünce: “Anne resmim nasıl olmuş?” diye sorduğunuzda, ne çizdiğinizi bile anlamamasına rağmen anneniz size resminizin çok harika olduğunu söyleyip, bu da yetmezmiş gibi onu buzdolabının üstüne asarsa tabii ki siz de bu “övgü yalanlarına” alışıp, bunlardan hoşlanırsınız.
Yaptığınız yemeğin aşırı tuzlu olup yenilemeyecek kadar kötü olduğu zaman bile, sofradakilerin “Eline sağlık, çok güzel olmuş.” demesi veya ilkokuldaki en yakın arkadaşınızın “Sonsuza kadar en yakın arkadaşım olarak kalacaksın.” demesi, lisede yüzünüze bakıp selam bile vermediği günlere gelene kadar, harika gelebilir kulağınıza.
Her yalan farklıdır, rengarenk yalanlar vardır. Genellikle yalandan kaçınılması gerektiği ve yalan söylemenin kötü bir özellik olduğu savunulsa da maalesef yalanlar hayatımızın bir parçası hâline gelmiştir. Birkaç kere beyaz yalan söylemek sizi kötü bir insan yapmayabilir, ancak her ne olursa olsun, yalan söylemeyi bir alışkanlık hâline getirmemek ve zarar verici yalanlardan (özellikle kırmızı yalanlar) uzak durmalıyız.
Kaynakça:
Changing Minds editörleri. (2020). Why We Lie. changingminds.org.
Changing Minds editörleri. (2020). Four Colors of Lies. changingminds.org.
Gale, E. (2019). O Kadar da Harika Değilsin. Paloma Yayın Evi.
Krogeus, M. ve Tschappeler, R. (2018). The Communication Book: 44 Ideas for Better Conversations Every Day. Penguin UK.
Kapak fotoğrafı için tıklayınız.

