"Kahraman" konsepti çok uzun yıllardır kullanılmaktadır. Kahramanlık güce sahip olmak isteyen ve sahip olan insanların bunu sağlamlaştırabilmek için kullandığı ve yüzyıllardır devam eden güç politikasıdır aslında. Modern yazarlar ve film yapımcıları bu konsepti alıp bir kahramandan beklenen özelliklerle dolu bir dünya yarattı.

Örümcek Adam (Spider-Man) ve Batman bunun örnekleridir. Peki bu kahramanları kahraman yapan şey ile tarih boyu gördüğümüz kahramanların ortak özelliği nedir de onlara da aynı unvanı verdik? Örümcek Adam, Demir Adam (Iron Man), Batman ve diğer kahramanlar insanları tehlikeden kurtarıp kötülüğü uzaklaştırdıkları için kahraman olarak görüldüler. Bunu tarihteki kahramanlara da bağlayabiliriz ama tarihe gelince iş biraz zorlaşır.

Tarih hakkında konuşurken tarafsız olmak zordur ama olabildiğince tarafsız bir şekilde baktığımda her tarihî figürün ''kahraman'' kavramını tarihi kendine yarayacak yönde şekillendirdiğini ve bir şekilde kendi gibi düşünen insanları kullanarak kendini yükseltip güç merkezi yaptığını gözlemledim. Bunun en anlayışla karşılanabilir örneği Hitler’dir. 20. yüzyılın en büyük soykırımlarından birini yaratan ve ölümünden sonra halkını kendi kimliklerinden nefret ettiren Hitler, savaşın ortalarına kadar halkı tarafından kahraman olarak görüldü. Halkını kötülükten kurtardığı için mi peki? Olabilir. O zamanın kurbanı olan Yahudilere karşı duyulan nefreti kullanarak kendini güçlü yaptı. Halkına ve kendine göre, tıpkı kurgusal kahramanlar gibi o da insanları ''kötülükten'' kurtardı ama savaş bitince ve Yahudilere olan nefret azalmaya başlayınca Hitler şeytan oldu. Bu da beni ''Gerçekten kahraman diye bir şey var mı?'' sorgulamasına itti. Eğer bu kahramanlar varsa ve hep olmuşsa neden kimse bunda hemfikir olamıyor? Ve neden herkes bir başkasının ideallerine kapılıp farklı insanlara kahraman diyor? Neden kahraman dediğimiz bu insanlar, herkesin hayatını kurtarmak yerine dinlerine, cinsiyetlerine, ırklarına, sosyal sınıflarına ve benzeri özelliklerine göre ayırıp yardım ediyor? Bir insanın hayatı veya özgürlüğü riskte olduğunda alt yapıları veya sosyal çevreleri fark etmeksizin yardım edilmesi beklenir ama bu utanç verecek kadar az olan bir olaydır.

Pasif ve barışçıl İsa’nın yolundan giden insanların onun yolunu takip etmek yerine farklı dinlerdeki ve hatta kendi dinlerinin farklı dallarından olan insanlara neden şiddet ve ölümle savaşan insanlar da kahraman olarak adlandırıldı ve bazıları tarafından hâlâ daha adlandırılyor? Buna örnek olarak Orta Çağ'ın din savaşlarını örnek verebiliriz. Kendi inandıkları Hristiyanlık için başka Hristiyanları öldürüp kahraman olan onlarca kral, din adamı ve halktan kişiler buna rağmen kahraman sayılırlar. Öte yandan, Martin Luther King ve onun idolü Gandi gibi pasif ve şiddet göstermeyip barışçıl yollarla haklarını veya özgürlüklerini alanlar da kahramandır. Bu insanlar özgürlüklerinin kısıtlandığını gördüler ve buna baş eğmek veya savaş başlatmak yerine sakin bir şekilde, öbür tarafla anlaşarak istediklerine sahip oldular. Bu iki grubun da aynı başlık altına konulması garip değil mi?

Sorularımın cevabı var mı emin değilim. ''Kahraman'' kavramının insanların uydurduğu ve anlamının hiçbir zaman tamamıyla anlaşılmadığı bir kelime olduğunu düşünüyorum. Herkesin kahramanı farklıysa ve bu yüzyıllardır devam ediyorsa neden bu farklılıkları kullanarak iletişim kurmaya ve gelişmeye değil de ısrarla yerle bir olmaya çalışıyoruz?