"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."

-Mustafa Kemal Atatürk

Yirminci yüzyılın hiç şüphesiz en büyük lideri bizim ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürk sanki yüz yıl öncesinden, gelecekten 20. yüzyıla ışınlanmıştır. O kadar bilge ve aydındır ki onun geniş vizyonunu Türk düşmanları bile kabul etmiş ve saygı göstermiştir.

Atatürk’ün ne kadar büyük bir lider olduğunu kavramak için bizlere bıraktığı çağdaş modern Türkiye Cumhuriyeti’ne bakmak yeterlidir. Atatürk tükenmiş ve bitmiş bir imparatorluğun kırıntılarından ve küllerinden o coğrafyadaki en çağdaş ve modern cumhuriyeti meydana getirmiştir.

Bu büyük insanı görmeyi, ona dokunmayı çok isterdim. Ellerinden öperek, ona teşekkür etmek isterdim. Ona ne kadar saygı duyduğumu söylemek isterdim. Ne yazık ki aynı yüzyılda bile doğmadık ama onun bizlere bıraktığı demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin çocukları olarak onun yaptığı inkılaplar ve bizlere hitaben yaptığı Nutuk’ta onu kalbimizde ve ruhumuzda hissediyoruz.

İnkılaplarından sadece biri olan Harf Devrimi sayesinde yabancı dilleri çok daha kolay ve hızlı bir şekilde öğreniyoruz. Batı'dan adapte ettiği medeni hukuk sayesinde toplum hayatını bir düzene oturtmuş durumdayız. Kadınlara getirdiği seçme ve seçilme hakkı sayesinde annelerimiz, kız kardeşlerimiz demokratik hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Modern kıyafetler sayesinde Batı dünyasının bir parçasıyız. Avrupa ve ABD’ye okumaya gittiğimiz zaman oralara çok kolay uyum sağlamaktayız. Tüm bunlar Atatürk’ün vizyonu ve bu vizyon çerçevesinde yaptığı inkılaplar sayesindedir.

Dini devlet işlerinden ayırmış, dini kişilerin vicdan özgürlüğüne bırakmıştır. Günümüzde birçok ülke halen insan hakları, medeni hukuk, demokrasi ve laiklik gibi kavramlar için ciddi mücadeleler vermektedir. Modern Türkiye Cumhuriyeti bu çağdaş değerlere Atatürk sayesinde güzellikle kavuşmuştur.

Atatürk’ün inkılapları kanlı bir şekilde değil, tam aksine toplumun kalpten benimsemesi ile hayata geçmiştir. Bu da eşsiz bir özelliktir. Genellikle bu gibi devrimler (Fransız İhtilali, Bolşevik Devrimi vs.) kan dökülerek yapılmıştır.

Büyük büyük nenemler kıyafet devrimi yapıldığı zaman Küçük Kaymaklı bölgesinde çarşafı ilk atan Atatürk kadınlarındandı. Büyük büyük dedemler Harf Devrimi olur olmaz ileri yaşlarına rağmen Latin alfabesinde okuma ve yazma öğrenenlerdendi. Kıbrıs Türkü, Atatürk'ü ve onun çizdiği yolu hemen benimsemişti.

Onun çok yakışıklı, çok dürüst, çok akıllı ve çok cesur olduğunu biliyorum. Onun fikirlerini biliyorum. Duygularını ruhumda hissediyorum. Atatürk çocuğu olarak bizlere bıraktığı çağdaş değerlere dört elle sarılıyorum. Onu rüyamda olsun görmek için Allah'ıma yalvarıyorum. Aynı zamanda biliyorum, onun bizlere miras bıraktığı cumhuriyeti ne pahasına olursa olsun gerek iç, gerek dış düşmanlara karşı koruduğumuz ve sonsuza kadar yaşattığımız sürece o hep ışıklarda olacak. O bir ışık. Gelip bizleri derin karanlıklardan aydınlıklara ulaştırdı. Yarınlarımız aydınlandı.

Ey Atatürk, gelecekten gelen insan. Sen rahat uyu. Işıklarda ol. Bizler senin bize bıraktığın çağdaş değerler ile yolumuzda senin belirlediğin hedeflere ilerlemeye devam edeceğiz. Işıklardayız. Seninleyiz. Hep öyleydik. Hep öyle kalacağız. Aldığımız nefeste, attığımız adımlardasın. Seninle varız. Seninle var olacağız.