Bir annenin feryadı, "Ölmek istemiyorum!" diye haykırması...

On yaşındaki kızının "Anne gitme!" diye ağlaması...

Bu sabah yine gözlerimi açtığımda insanlığımdan utandım. Ne olacak bu hâl? Nereye doğru gidiyoruz? Bu gerici zihniyet ne zaman bitecek?

Ne yazık ki, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin sayısı her geçen gün artmakta. Bu vahşetin en önemli sebebi olan gerici ve kadını önemsizleştiren yönetim şekli birçok insanın düşüncelerini ve davranışlarını etkilemektedir. Kadın cinayetlerinin önüne geçmek için toplumu bilinçli bir şekilde eğitmek ve insan haklarının önemini vurgulamak gerekmektedir.

Maalesef sosyal medyada bu konu ile alakalı olarak gördüğüm bazı yorumları üzülerek okudum. Eski eşi tarafından bıçaklanarak, on yaşındaki kızının gözleri önünde öldürülen Emine Bulut Türkiye'ye bir ders olmalıdır. Sosyal medyada, bazı eğitimsiz şahsiyetler bu olayın arkasından,  "Ölmek istemiyorum diye bağırıp çağırmamak için konuştuklarına, hareketlerine, yaptıklarına dikkat edeceksin. Fedai Baran'a yazık değil mi? Kim bilir adam ne yaşadı." minvalinde yorumlar yaptılar. Bu yorumu okurken Türkiye'deki bu gelişmemiş zihniyete bir kez daha çok üzüldüm ve acıdım.

Türkiye'de eğitimin geri olmasından ötürü cinsiyet eşitliği birçok birey tarafından hor görülmektedir. Bu yüzdendir ki, erkeklerin kendilerini kadınlardan daha yüksek bir pozisyonda görmeleri, ülke genelindeki kadın cinayetlerini her geçen gün daha da tetiklemektedir.

Umarım bütün dünyada kadın cinayetleri son bulur ve başka Şuleler, Emineler ve Özgecanlar ölmez. Daha yaşanabilir bir dünyada olmak dileği ile...

Fotoğraf için tıklayınız.