Değişken düşüncelerim, tepkilerim ve hissettiklerim

Zaman oluyor günler tren vagonları gibi ardı ardına dizilmiş,

Paslı, demir raylardan akarcasına geçiyor,

Gün geliyor zaman okyanusa demir atmış bir çapaya dönüşüyor

Düşlerimin bahçesinde yürüyüşe çıkıyorum

Çarpıyor gözüme bir Şili arokaryası

Sert yaprakları, sivri dikenleriyle

İki bin yıldır aynı yerde

Hiç değişmeden duruyor öylece

Biraz ilerliyorum etrafı fikirlerimle çitlenmiş patikada

Ben ilerledikçe mevsimler değişiyor

Sonbahar geliyor rüzgârları takarak peşine

Karşımda bir ipek ağacı beliriyor

Pembe çiçekleri var çıplak ve çelimsiz dallar yerine

Zincirleme sorular kaçıyor zihnimdeki bulutlardan

Karışıyor toprağa sararmış yapraklar

Sağnak bir yağış başlıyor gri gökyüzünde

Beni ben olmaya itiyor bu yağmurlar işin özünde

Her bir damla bir soru

Zihnimin tüm odalarını sel basıyor

Fırtına tutmuş kolumdan

Peşinde bir yolculuğa sürüklüyor

Ne yolu biliyorum, ne yolcuyu tanıyorum

Gün oluyor beklediğim günler uçurumun ardında

Akdeniz sularından inancımı sınıyor

Gün oluyor günler beni bekliyor

Aklımdan geçmeyenleri başımda buluyorum

Ürkütüyor beni ihtimaller denizi

Dikenlerim yeterince koruyabilir,

Yaşayan bir fosile de dönüştürebilir beni

Sonbaharda açan çiçeklerim çarpık çoğunlukla savaşabilir,

Azınlığın doğruluğunu kanıtlayabilir belki

Yol nerde bitiyor, ben nerede başlıyorum kestiremiyorum

Gün doğuyor, gün batıyor

Sönüyor biliçaltımın caddesindeki sokak lambaları bir bir

Avucumdan kaçan kum taneleri gibi özgür zaman

Geçiyor ama değişmek bilmiyor

Yol uzakdıkça uzuyor

Göğsümdeki kırmızı pusulaya tutunuyorum

Hâlâ daha şu yolcuyu tanıyamıyorum