Her Gün Daha Çok Kitap

Bu hafta, ilk yazılarımdan olan “Kitaplar Bizim İçindir Onlara Ulaşın” yazımda da belirtmiş olduğum kitap okuma sebeplerinden, gerekliliğinden ve önerdiğim kitapların bendeki etkilerinden bahsetmek isterim.
Çünkü Micheal de Montaigne’nin de dediği gibi: “Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır.” Buna ek olarak kendim için şunu söyleyebilirim ki, ben yazılarımı, hayatımı, hayal gücümü değil, kitaplarım onları ortaya çıkarmıştır.
Fotoğraf için tıklayınız.
"Peki sizin ayrıcalığınız ne?" "Çok basit. Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını." Zülfü Livaneli, Kardeşimin Hikayesi
Ne kadar da doğru söylenmiş. İnsanın zihni, ufku genişler okudukça. Bir başkasının bakış açısından bakar, anlar ve yorumlar. En önemlilerinden araştırmaya, dahasını istemeye ve bilgi açlığına iter. Bir kelime, bir cümle bile bir insanın bütün bakış açısını değiştirmeye yetebilir. Düzenli kitap okuyanların sıkılması zaten mümkün değildir. Her an, her yerde kitap okuyup sıkıntılarını giderebilirler. Kelime dağarcığı geniş olduğu gibi hayata bakış açısı da geniştir kitap okuyanların. Genelleme yapmayı sevmesem de “at görüşlü” diye adlandırılan ve olaylara, hayata hep tek taraflı bakan kişiler genellikle kitap okumayanlardır. Her okunan kitapta farklı karakterler, olaylar, hayatlar tanıyıp empati gücümüzü geliştirmek mümkündür. Empati, günümüzün mumla aranan duygularındandır. Kitaplar bizim dostumuzdur. Ben size birkaç dostumdan bahsetmek isterim. En başta dünya klasiği olan ve 7’den 70’e herkesin tekrar tekrar okuması gereken bir kitap olan:- Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry
- 1984 – George Orwell
- Satranç – Stefan Zweig
- Veronika Ölmek İstiyor – Paulo Coelho
- Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom
Fotoğraf için tıklayınız.

